Ayşegül Denizci bu hafta da sizden gelen soruları okudu ve yorumladı. Siz de aşk-meşk meselelerinde danışmak istediğiniz soruları buradan kendisine gönderebilirsiniz.

mulan34 soruyor:
Ben 47 yaşındayım, boşandım ve bir daha evlilik düşünmüyorum. Zaman zaman kısa süren ilişkilerim oluyor. Bu şekilde uzun bir ilişki için dikkat etmem gerekenleri de bulamıyorum. Şu günler yine bir ilişkim var ve partnerim beraberce başka bayanla beraber ilişki kurmak istiyor. Bana çok ters geldiği için reddediyorum ama o ısrar ediyor. Sizce nasıl düşünmeliyim? Onu kaybetmek de istemiyorum.
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Bir ilişkide kendinizden ve karşınızdakinden neler bekliyorsunuz? Bu beklentileriniz gerçekçi mi? Sizi duygusal olarak mutlu edebilecek mi? Bir yeni ilişkiye başlarken aklımızda uzun süreli bir ilişki varsa, o zaman tanıştığımız kişiyi iyice anlayıp, dinlemeden, tam olarak nasıl biri olduğunu anlamadan, bir ilişki başlatmamalıyız. Çünkü; o kişinin davranışlarının bizde yarattığı duygular hakkındaki gerçek durumumuzla yüzleşmeden, yani duygularımız üzerine iyice düşünmeden yapacağımız davranışlar bizleri sonradan pişmanlıklara sürükleyebiliyor malesef. Bu durumda, duygularınızı gelecek beklentilerinizle ilgili olarak da düşünün. Bir kararı düşünürken önce bir hayal olarak canlandırın ve bakın o sırada ve sonrasında kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Teklifim; kendinize ve duygularınıza hiç bir zaman ihanet etmeyeceğiniz bir ilişki kurmanızdır. Bunun uzun sürmesi, her gün kurulan ilişkide hem kendi hem de karşınızdakinin duygularını iyi okumak ve bu duyguların nasıl duygular olduğunu düşünmek için zaman ayırmaktır. Erkek arkadaşınızla duygularınız konusunda açıklıkla konuşabiliyor musunuz? Mutluluklar dilerim.![]()
şennoba soruyor:
Erkekler, elindeki güzellikleri göremeyen varlıklar. Ben erkeklerin derinliklerinde sakladıkları korkuları merak ediyorum. Bizi üzmemeleri için onlara karşı nasıl davranmalıyız? Kendilerini bulunmaz hint kumaşı gibi görüyorlar. Kısacası onların bir kullanma klavuzu var mı?
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Sorunuz davranış bilimciler için de derin bir felsefe konusudur. Bu konuya kolay yanıt vermek isteyenler de, kitapçıların raflarında bir dolu, insanı kadın ve erkek diye ikiye bölen kitaplar yazmışlar. Elimize alıp okurken hepsine bir yere kadar, onların baktığı açılardan hak bile verebiliriz. Ancak aslında yaşam tek boyutlu değildir. Evrende herşey birbiriyle etkileşim içindedir. Ve etkileşimleri gözardı ederek tam doğru bir gerçekliğe ulaşamayız. Bu çok boyutlu ve kitaplar dolusu anlatabileceğim sorunuzu burada kısaca, sizin kullandığınız kavramlar üzerinden giderek yanıtlamaya çalışayım.
Erkek ya da kadın "kendi" dediği kimsenin tam olarak farkında değildir. İnsan, içgüdüsel olarak psikoseksüel seçilime yönelmiş olduğundan, çevresindeki en uygun adaya doğru cinsel olarak yönelir. Yani onu fark eder. Ancak sonrasında karşısındaki kişinin kim olduğunu kendi bakış açısıyla kavrar. Yani o bende kendisini, benim onu gördüğüm şekliyle görür. Çünkü ben ona bunu aksettiriyorum, O da bana beni, onun gördüğü şekilde gösterir. İşte sorunuzun çarpıcı parçası; sizi üzmek konusunda... Karşınızdakine nasıl onun aslında hak etmediği bir değeri verdiniz ki, sizi haksız çıkararak sizi üzdü? Teklifim; daima kendi duygularınız üzerine iyice düşünerek, karşınızdakini de çok çok iyi dinleyerek, mümkünse onun bu konudaki duygu ve düşüncelerini öğrenerek, kendi duygu ve düşüncelerinizi de ona anlatarak, yani yavaşça tanışarak gerçekçi bir ilişki kurmaya çalışmanız. Mutluluklar dilerim.
![]()
duruduru16 soruyor:
Merhaba,
6 ay önce bir çocukla tanıştım. Fakat evlenip ayrılmış, bir kızı var ve kendisini işine adamış. Şu an evliliği düşünmüyor ama evlenilecek kişi olduğumu söylüyor. Ama gözü dışarıda gibi gözüküyor; sevdiğini hissediyorum ama emin değilim. İnsan bazen duymak istiyor... Onun için çok değerli olduğumu ve beni üzmek istemediğini söylüyor. Genelde yurtdışında olması nedeniyle de pek görüşemiyoruz, konuşamıyoruz. Ne yapmam lazım? Onu çok seviyorum ama zamana ihtiyacı olduğunu söylüyor. Onun dışında da çevremde olan kişilere yaklaşamıyorum; çünkü onu seviyorum. Onu ürkütmeden nasıl konuşmalıyım? İlk evliliği gibi olacağından ve bağlanmaktan korkuyor. Yardımcı olursanız sevinirim.Teşekkür ederim.
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Görüşemediğiniz ve konuşamadığınız biriyle evlilik gibi ciddi bir kararı nasıl alabilirsiniz? Çok az görüşerek geçen 6 ay, evlilik üzerine düşünmek için yeterli olabilir mi? Karşınızdaki kişinin bir çok farklı yönünü iyice anlamadan, kendinizi bütün bir ömrünüzü etkileyecek kadar kararlı hissetmeniz gerçekçi mi? Ayrıca kullandığınız "ürkütmek" sözü, sizdeki onu kaybetme korkusunu çağrıştırıyor. Bu da bana kendinizi içten içe aslında onun için yetersiz hissettiğinizi anlatıyor. Sürdürülebilir bir evlilik için tüm korkuların üzerine çok açık olarak konuşmak ve uzlaşmak yani tüm korkuları sona erdirmek gerekmez mi?
Teklifim; siz de bugünüze odaklanın, yani kendinize nasıl saygı duyuyorsanız bugün öyle davranın. Bir işiniz var mı? Çalışıyor ya da öğrenci misiniz? Kendinizi nasıl geliştiriyorsunuz? Meraklarınız neler? Sizin ilgili olduğunuz şeylerle erkek arkadaşınız da ilgili mi? Ya da onun ilgi duyduğu şeylere siz de ilgili misiniz? Evlilik yalnız cinsel bir beraberlik değil, ortak ilgi alanları üzerinden yaşamı paylaşmaktır. Mutluluklar dilerim.
![]()