Ayşegül Denizci bu hafta da sizden gelen soruları okudu ve yorumladı. Siz de aşk-meşk meselelerinde danışmak istediğiniz soruları buradan kendisine gönderebilirsiniz.

syctp soruyor:
Merhaba Ayşegül Denizci Hanım,
Size benim için çok özel bir konuda soru soracağım. Umarım cevaplarsınız. Cevabınızı sabırsızlıkla bekleyeceğim. :)
40 yaşında, uzun boylu, yakışıklıca, yanlış meslek seçtiği için mühendislik eğitimini henüz tamamlayamamış (son sınıf öğrencisi) ve bu yüzden müzmin bekar, 79 yaşında üniversite tahsilli ve emekli hasta bir babayla yaşayan, üniversite tahsilli ve emekli annesini 31.12.2002 günü 66 yaşında aniden kaybetmiş, idare eder maddi durum gereği çalışması gerekmediği için çalışmayan (çalışması gerektiği zaman çalışacak), ev işini yardımcılarla yürüten, birlikteliği evlilikte arayan birisiyim. Evlenebileceğim doğru dürüst birisini bunca yıldır hem internetten hem normal hayattan bulamadım. Sevgili adaylarım, platonik aşklarım oldu ama hiç sevgilim olmadı. Artık hem duygusal hem de cinsel anlamda sıkıldım. 32 - 40 yaşlarında birisiyle evlenip yuva kurup düzenli bir hayat sürmek istiyorum. Ancak bu yaş aralığında müzmin bekar, boyu boyuma, huyu huyuma olan doğru dürüst birisi maalesef yok. Bundan sonra da bulabileceğimi hiç sanmıyorum. Gerçi fala inanma falsız da kalma hesabı yaptığım araştırmada kendisinin 2012 gibi karşıma çıkacağını öğrendim ama kocası öldükten sonra. Bilmiyorum öyle mi olacak:). Annemin bana tavsiyelerinden birisi de boşanmış/dul birisiyle karşılaştırmalı evlilik olacağı için evlenmemem idi. O yüzden müzmin bekar birisini istiyorum. Başka bir çöpçatan sitesinde 1980'li doğumlulardan taliplerim var ama yaş farkının 8'den büyük olmasından dolayı karakter olarak anlaşamayız diye onları düşünmemiştim. Zaten babam da onlar doğru dürüst kişi değildir diyerek karşı çıkıyor internetten birisine. Ona üniversite tahsilli iki arkadaşımı söyledim. Birinin arkadaşı vardır (gerçekten de varmış), diğeri de akademik kariyer yapıyor seni istemez dedi. Ona 1980 küsur doğumlu (eczacısının yanında çalışan kısa boylu, ilkokul mezunu ve bir ekmek fırınında beğendiğim boyluca, güzelce bir satıcı kızı) ve bize ev işi yapmaya gelen 18 yaşındaki yaşına göre olgun kızı söyledim.Yaşları küçük, hizmetçi, ben hizmetçi almam, bize ev işine gelen kızın aile (İlköğretim mezunu 15 yaşında ve çalışan, 4 yaşında ve kalp hastası olmak üzere iki erkek kardeşi, okuma yazması olmayan 33 yaşında ne iş olsa yapan bir annesi, aşağı yukarı o yaşlarda ne iş olsa yapan trampetçi bir baba) si için de doğru dürüst değil dedi. Hem kendin bul, evlen yuvanı kur diyor hem de bütün bulduklarıma armudun sapı üzümün çöpü muamelesi yapıyor. İstediği bize denk birisi. Saygı duyuyorum görüşüne ama dediğim gibi öyle birisi ne yazık ki yok. :( Kanımdan olan babamı da çiğnemek istemiyorum. Yaş farkından dolayı belki de hiç istemeyebileceğim 18 yaşındaki ev işimizi yapan kıza tutuldum, bütün hücrelerim adını haykırıyor. Onunla evlenip yuva kurmak istiyorum. Onunla yaptığım sohbet konuşmalarında karakter ikizim gibi görünüyor. Boyu da aradığım aralıkta. Kısaca boyu boyuma huyu huyuma uygun birisi gibi. Bu kızla Tanrı ya da hakim bizi ayırana kadar mı bir evlilik olur bilemiyorum. Aklıma kanunen 18 yaşını doldurunca gizlice yıldırım nikahı kıymak da geldi ama babamın tepkisinden çekiniyorum. Babam da çevrenin tepkisinden dolayı istemiyor. Tamam da millet gidiyor kültür farkı olan yabancı birisiyle evleniyor bu kabul görüyor da neden durumum kabul görmüyor anlayamıyorum. Yabancı birisiyle evlenmek doğruysa o zaman benimki de doğru. Ha aramızdaki yaş farkı sorunsa pek de dert etmiyorum. Çünkü akıl yaşta değil baştadır. Bu kız ilköğretim mezunu. Önemsemiyorum çünkü halledilmeyecek bir durum değil. Daha çok genç geriye kalan tahsilini dışarıdan tamamlar. Babamı durumlarını düzeltecekler falan diyerekten ikna edip (gerçi biraz zor olur ama) o kızla evleneyim mi yoksa hani şu sözde karşıma çıkacak olan kısmetimi bekleyeyim mi bilemiyorum. Bana kalsa 18'lik kızla evliliği denerim. Ama dediğim gibi babamın tepkisi?. :(
O ayrıca boşanma olursa elimizdeki maddi kaynağın onlara geçmesinden de korkuyor. Bu yüzden anlaşmalı (sözleşmeli) evlilik düşünüyorum. Hani evliliğimiz bir gün biterse ortada kalmamak için. Onlar kabul eder mi onu da bilemiyorum. Bu arada kızın ailesiyle konuşup durumlarını biraz düzeltmelerini istemek de geçiyor aklımdan. Kabul ederler mi bilemiyorum. Ayrıca bu kıza biraz da şaka yollu benimle evlen dedim.O da doğru insanla evlilik yapamamaktan korktuğu için istersem olur dedi. İstediğim çok bir şey değil aslında. Herkesin istediği gibi ev işim (alışveriş, yemek, çamaşır, ütü, temizlik vs .) görülsün, çocuğumu doğursun ve büyütsün, biraz sohbet etsin, bana ve babam ölene kadar ikimize baksın.Bunları istiyorum çünkü kendine yeten birisi değilim. Bu kız bunları yapabilecek birisi. Liseden iki kız arkadaşım hizmetçi, bakıcı mı yoksa evlenilecek kız mı arıyorsun bir erkek arkadaşım da haklısın diyor. Aklım karışık. Ne yapayım? Teşekkür ederim.
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Merhaba,
Kendinizle ilgili bu kadar özel detay paylaştığınız için çok teşekkürler. Öncelikle yüzyüze görüşebileceğiniz, bir uzman danışmana gitmenizi öneririm. Böylece sorunlarınıza daha açıklayıcı ve tüm yaşamınızı etkileyecek kararları alırken daha fazla farkındalık sağlayarak, daha doğru kararlar alabilirsiniz.
Kafanızın karışık olması çok doğal, çünkü babanıza bakma sorumluluğunuz, size kendinizle ilgili karar alıp uygulamak konusunda fazla özgürlük tanımıyor gibi.
Bu yüzden önce şunu sormak isterim; babanızın tepkisi olmasaydı, o zaman ne yapardınız? Bunu iyi düşünmenizi önereceğim. Çünkü bu aslında sizin yaşamınız değil mi?
Sonraki sorum diğer konuyu aydınlatmak için... Size denk birisinin olmadığı kararına nasıl vardınız?
Şimdiye kadar hiç sevgilinizin olmadığını söylediğinize göre pek denememiş olduğunuzu anlıyorum.
Ve, tutulduğunuzu söylediğiniz kişi ile, bir an için hayalinizde evlendiğinizi kurun ve evli bir çift olarak onunla yaşamınızın her anını paylaştığınızı gözünüzde canlandırın...Bu hayalin içinde kendinizi nasıl görüyor ve ne hissediyorsunuz? Bu kişi ile, evinizin şimdiki durumu ile, babanızla, ama en çok da bir erkek olarak kendiniz ve sonra da bir insan olarak günlük yaşam ve ilgileriniz açısından, bu ilişkiyi hayalinizde yürütebiliyor musunuz? Zihninizde canlandırırken ne hissediyorsunuz? Eş yerine koyduğunuz kişinin sizin için ne hissetiğini düşünüyorsunuz?
Karar alırken önce zihnimizde o kararı uygulamış halimizi yaşıyormuş gibi canlandırmak, bize duygularımız ve düşüncelerimiz arasında uyum olup olmadığını farkettirebilir.
Eğer çelişkiler varsa bu çelişkiler giderilmeden alınacak kararlar er ya da geç bizden çözülmeyi bekleyeceklerdir.
Benim teklifim; duygularınızı bastırmadan ama düşüncelerinize de dikkat ederek adım atmanız olacak.
Çünkü kültürel ve ilgi alanları açılarından uyuşamadığınız biri ile birlikte olmak kısa süreli hoş olabilen yönleriyle tatmin etse de, ömür boyu, özellikle birlikte çocuk büyütmek sırasında uyumsuzluklar derinleşerek tarafları mutsuz edebiliyor. Tabii birlikte gelişmek diye bir şey de var.
Bir ömür boyu seveceğiniz ve sevildiğinizi hissedeceğiniz mutlu bir beraberlik dilerim.
![]()