Ayşegül Denizci bu hafta da sizden gelen soruları okudu ve yorumladı. Siz de aşk-meşk meselelerinde danışmak istediğiniz soruları buradan kendisine gönderebilirsiniz.

Aşksızlar soruyor:
Erkek arkadaşım çok kıskanç. Bayan arkadaşlarımla bile görüştürmüyor. 2 senedir arkadaşız ve evlenmekten korkuyor, bir nişan dahi takamadık. Çok kıskanç, bir yerdeyken bile telefonu açık tutuyorum ki rahat ediyor, kendisi dinliyor beni. Ne yapabilirim?
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Peki siz neden buna izin veriyorsunuz? Bu kadar kendine güvenmeyen biri ile evlenince ne olacak? Teklifim; sizin güvenilmeyi hakettiğinizi ve birbirini sevenlerin aynı zamanda birbirlerine her konuda güvenmesi gerektiğini ona anlatmanızdır. Artık sizi telefon ile kontrol etmesine ve bu tarz davranışlarına izin vermeyin. Kendi kişiliğinize aykırı davranmayın. Çünkü bunu bir ömür boyu sürdüremezsiniz. Bu durumda sizi kaybetmeyi göze alamadığı için daha çok size yaklaşabilir.
![]()
Buserana soruyor:
Merhaba Ayşegül Hanım,
2 yıldır tanışıyoruz fakat sadece hayatımın belirli dönemlerinde beraberliğimiz olmuştu. Bu son 7 aydır ise herşeyin tam olarak oturduğuna ve birbirinize karşı olan ilgimizin şimdi ortaya çıktığını anlıyorum. Her şey yolunda gidiyor, ben onunla ciddi bir beraberliğimiz olduğunu düşünüyorum. Fakat karşı taraftan bununla ilgili herhangi sözlü bir ifade duyamıyorum ve bu da beni üzüyor. "Onun hayatının neresindeyim" diye çok düşünüyorum ve ben bunu ona da soramıyorum. Siz bana ne önerirsiniz?
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Bazılarımız duygularını anlatmaktan kaçınırlar. Hatta kendilerine bile itiraf edemeyebilirler. Bu durumda benim önerim, sizin duygularınızı ona söylediğinizde onun kendisini nasıl hissettiğini ona sormanız olabilir. Kendisini nasıl hissettiğini ona sormanız olabilir. Kendisini sizce nasıl hissediyor. Sözlerini dikkatlice dinleyin. Ne dediğini sizin nasıl anladığınızı ona tekrar edin. "Ben seni böyle anlıyorum, sence doğru mu anlamışım?" diye sorun. Asla kendi içinizden onun size aslında söylemediklerini siz kendi kendinize sanki söylemiş gibi boşlukları doldurmayın. İlişkinizin derinlik kazanması için karşılıklı duyguların aktarımı çok önemlidir.
![]()
Serapsu soruyor:
Sevgilimi çok seviyorum. Ancak onun sevgiyi gösterme biçimi ve benimkisi birbirimizden çok farklı. O ilişkimiz üzerine konuşmaktan nefret ediyor. Bu yüzden konuşarak neredeyse ilişkimiz konusunda hiç yol alamıyoruz. Ben ne zaman onunla geleceğimiz hakkında, geçmişimiz hakkında konuşmak istesem, hep benden kaçıyor uzaklaşıyor. Beraber vakit geçrirken çok eğleniyoruz, ama iş biraz ciddiye binince o hep kendini bir kozanın içine alıyor adeta. Bu açığını da bana arada bir aldığı pahalı hediyelerle kapatabildiğini düşünüyor. Ya da öyle düşünmüyor ama bu açığını kapatmak için yapıyor sanki bunu. Böyle düşündüğümü bilse hemen ayrılırız buna eminim. Sizce onunla ilişkimi sağlıklı bir dengeye oturtmak için ne yapmalıyım.
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Siz onunla bugünü yaşamayı seviyorsunuz değil mi? Yaşamaya devam edin o halde. Teklifim; geçmiş ve gelecekle ilgili konuları onun kelimeleriyle kısa ve net olarak söyleyip geçmeniz, üzerinde fazla durmamanız olacak. Sağlıklı bir ilişki bugünü güzel yaşayan bir ilişkidir. Siz de buna uyum gösterirseniz zaten kendiliğinden sağlıklı sürecek bir ilişkiniz olduğunu göreceksiniz.
![]()