Ayşegül Denizci bu hafta da sizden gelen soruları okudu ve yorumladı. Siz de aşk-meşk meselelerinde danışmak istediğiniz soruları buradan kendisine gönderebilirsiniz.

karaca5288 soruyor:
İyi günler Ayşegül Hanım,
22 yaşındayım. Bu zamana kadar birkaç kısa süreli ilişki haricinde hiç kız arkadaşım olmadı. Bunun sebebi yedi sene boyunca devam etmiş olan şiddetli bir alerji geçirmiş olmam. Bu hastalık yüzünden sosyal hayatım olumsuz etkilendi, üniversiteyi bile uzatmak durumunda kaldım. Bu süre içerisinde hoşlandığım ve benden hoşlandığını düşündüğüm bir kişi oldu; fakat hastalığım sebebiyle ertelemek zorunda kaldım. Şimdi hastalığlımı yendim, okulum da bu sene bitiyor. Yeni bir başlangıçla hayatıma devam etmek istiyorum.
Benim sorum şu; İleride bir kız arkadaşım olduğu zaman daha önce hiç kız arkadaşımın olmamış olmasını sorun eder mi?
Ayşegül Denizci yorumluyor:
İyi günler size de,
Hiç sanmam... Bu konuyu siz neden sorun ediyorsunuz ki? Alerjinizi yenmiş ve okulunuzu bitiriyor olmanız çok sevindirici elbette ama gerçek bir arkadaş olmak iyi ve zor zamanlarda da yanında olabilmek demek değil midir? Yalnız sağlıklı ve başarılı zamanlarınıza tahammül eden biri ile kalıcı bir ilişki kurmak ne kadar mümkün değil mi?
Karşınıza henüz sizin ilgilerinizle ilgilenen biri çıkmamış herhalde. Ya da siz ilginizi belli etmediniz belki de. Teklifim; beğendiğiniz bir kız ile karşılaşınca ortak ilgi alanları üzerine bir sohbet başlatın. Ortak noktalar yakalamaya çalışın. Bu ilgiler arttıkça ilişkiniz gelişebilir. Sağlıklı, başarılı, mutlu zamanlar dilerim.
![]()
redroose soruyor:
Ben erkek arkadaşıma güvenemiyorum. 1,5 yıldır birlikteyiz. Eskiden onu deliler gibi sever ve ona güvenirdim. Ancak şimdi doğru söylese bile bana yalan gibi geliyor, güvenmek istesem de güvenemiyorum. Söylediği hiçbir şeye inanamıyorum. Ondan ayrılırsam çok üzüleceğimi de biliyorum. Bu güvensizlik yüzünden ona soğuk davranıyorum. Yardım lütfen...
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Kuşku duyduğunuz konuları onunla konuşabiliyor musunuz? Belki de sizin güveninizi sarsacak bir yalanını yakaladınız. Bazen iyi başlamış bir ilişkiyi kaybetmemek için, o kişide hoşumuza gitmeyen yanlar olduğunu bildiğimiz halde bilmediğimizi varsayarız. Yani kendimizi kandırırız aslında. İki taraf için de sahte bir ilişkidir bu. Taraflardan biri bunalıncaya kadar böyle sürebilir. Çevremizde birbirini dışarıya karşı çok seviyor"muş gibi" yapan çiftler görmüşüzdür hepimiz. Bu sahte davranışlar, karşılıklı olarak zorunlu bağımlılık yoksa eninde sonunda ilişkiye bıkkınlık olarak yansır.
Teklifim; kuşkularınızı giderinceye kadar onunla açık bir iletişime geçmeniz. Eğer inanmıyorsanız da kendinizle samimi bir ilişki kurmak için adımlar atmanız. İnanmadığınız, güvenmediğiniz birinin nesini seviyorsunuz? Onunla ilişkinizde neler paylaşıyorsunuz? Bu iç gözlemeden sonra, arzu ederseniz onunla inanarak paylaştığınız anları çoğaltın. Zamanla karşılıklı olarak daha derin tanışmanın getirdiği güven pekişebilir. Mutluluklar dilerim.
![]()
engmustan soruyor:
Üstadım,
Biriyle dialoğumuzun cinsellik, yemek, çay, eğlence gibi aktiviteler haricinde kaliteli bir şekilde ilerleyebilmesi için ne yapmalı? Tekrarlardan sıkılan bir yapım var ve bunu aşmak istiyorum. İnsanları tanımaya çalışmaktan yoruldum. Gözüm yalnızca tek bir kadını görsün, ondan başkasını düşünmeyeyim istiyorum. Bu söylediklerim imkansız şeyler midir? İmkansız değilse eksik nedir? Saygılar...
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Kalite anlayışlarımız son derece kendimize özgü değerlerdir elbette. Bu yüzden kolay ve hızlı tanışmak için karşılaştığınız kişinin değerlerine de bakın derim. Sizin değerlerinizle örtüşüyor mu? Ortak kültür paylaşımı yaşayabileceğiniz bir ilişkiye yönelebilirseniz bu paylaşımların mutluluğu ile hem tanışmak, hem de güzel bir ilişki pekiştirmek daha mümkündür. Örneğin sizin ilgi alanlarınızdan, severek zaman geçirdiğiniz şeylerden hangisi ile o da aynen sizin gibi coşkuyla ilgili? Gözünüzün tek birini görmesi bana sorarsanız imkansız değildir ama bu durumun ömür boyu sürmesi o kişi ile kurduğunuz dünyaya göre değişir. Karşılıklı olarak birbirlerini destekleyen ve geliştiren, bunu da saygı ve dostluk içinde yürütebilen çiftler cinsellik ve eğlence gibi aktiviteler eşliğinde mutlu bir ilişki kurabilirler... Elbette bunların karşılıklı olarak sahiden paylaşılması halinde.
Teklifim; karşınızdakinin davranışlarından kendi kendinize onu yargılamak ya da onun hakkında karar vermek, çıkarımlar yapmak yerine, sorunuzu direkt kendisine sorun. Karşımızdakine soru sormaktan çekiniriz ilk zamanlarda. Bu durum da oldukça fazla monolog ile o başlangıç heyecanını söndürebilir. Aslında onun sorularına da içtenlikle yanıt vermeliyiz. Bu açık iletişim hem güven hem de tanışma olanağını geliştirecektir. Gönlünüze göre bir ilişki dilerim.
![]()