Ayşegül Denizci bu hafta da sizden gelen soruları okudu ve yorumladı. Siz de aşk-meşk meselelerinde danışmak istediğiniz soruları buradan kendisine gönderebilirsiniz.

xxxyyy soruyor:
Sayın Ayşegül Denizci,
47 yaşındayım ve yedi aydır 39 yaşında bayanla duygusal bir birlikteliğim var. Benim çoluk cocuğum yok. Ancak onun iki yetişkin erkek çocuuğu var. Ayrıca eski eşini de sadece çocuklarının mutluluğu olsun diye, eve kabul etmiş durumda. Benim bunlardan yana sorunum yok. Esas sorunum biz bu ilişkiye başlamadan önce bana benimle hiç bir zaman evlenemeyeceğimizi söyledi. Sebebi ise, çocuklarının böyle bir beraberliğe hiç de sıcak bakmayacakları ve sonunun çok kötü olabileceği... Hadi buna da eyvallah dedim ama çocuklarından biraz daha büyük bir arkadaşı var ve ben onu hep korumasını hiç anlayamadım. Ben ne zaman "ondan uzak duracaksın" desem; "o benim arkadaşım, dostum, derdimi paylaştığım insan" demekten kaçınmıyor. Ve ne zaman bir söz söylesem "onu çocuklarım da tanıyor ayrıca eski eşim de tanıyor, güveniyor" diye söylüyor. Ben buna inanamıyorum ama ölesiye de seviyorum. Bana "sen benim sevdiğim adamsın, bırak sevgimizi gizli yaşayalım" diyor. Çocuklarının duymasından korkuyor.
Size sorum şu: Ben ne yapmalıyım? Kafama takılan dostum arkadaşım dediği kişi. Kıskanıyorum belli ediyorum ama yine bu konuda beni dinlemiyor. Kafam çok bulanık ve depresyon içindeyim. Kendimden korkuyorum. Sevdiğime hiçbir sey yapamam ama kendime...
Cevabınızı bekliyorum.
Saygılarımla

Ayşegül Denizci yorumluyor:
Depresyonunuzla daha etkili ve kolay başa çıkabilmeniz için bir danışman yardımı almanızı önermekle birlikte, aklıma gelen soruları size aktarabilirim. Sevdiğiniz kişinin doğruyu söylediğine inanmadığınızı söylüyorsunuz. Sözüne güvenmediğiniz biri ile bu kadar yakın bir ilişki kurmuş olmanız sizce de biraz acele değil mi? Duygu ve düşünce birliği olmadan ortak arzu ve hayaller nasıl gerçekleşebilir ki? Bir ilişkide, yaşamı kurmakla ilgili karşılıklılık yoksa, açık ifade ve dürüstlük yoksa bu türden bir ilişki ne kadar sürebilir ki? Ancak karşılıklı olarak uzlaşı içinde devam ettirilmek istenirse, bunu gerçekleştirmek için bir ortak yol bulmak mümkün olabilir. Yaşamlarımızda mutlu olmak için kurduğumuz ilişkilerin bizi mutsuz da edebileceği bir gerçektir. Size teklifim; bu konuda kendinize dürüst olmanız ve kalbinizi verdiğiniz kişiden bunu kazanmasını da beklemenizdir. Bunun için de hem kendinize, hem de karşınızdakine daha fazla zaman tanımak gerekebilir. Tüm yaşamınız boyunca mutluluklar dilerim.![]()
1000volt soruyor:
Merhaba Ayşegül Hanım,
Yaşım 29, arkadaş çevrem eskisi gibi kalmadığı için kız arkadaş konusuna şu 1 yıldır yaklaşamıyorum, arkadas çevremi genişletmem için ne yapmam gerekiyor? Birde hoşlandığım bir kız olursa ona nasıl yaklaşabilirim? Ve neden kızlar daha önceki yaşadıkları ilişkiden dolayı hoşlandığı erkeklere güvenmiyorlar? Sizce her erkek aynı yapıda mıdır, sorarım size?
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Merhaba,
Ben de kişilerin tek ve biricik bireyler olduğuna, dolayısıyla her birimizin parmak izlerimiz gibi benzersiz olduğumuza inanıyorum. Size teklifim; eğlenceli ve sizi geliştireceğini düşündüğünüz ortamlara girmeniz ve meraklı bir bakış açısı ile yeni tanışmaları yeniden anlamaya çalışmanız olacak. Hoşlandığınız bir kızın sizden hoşlanması için onu iyi dinlemeniz ve dürüst olmanız yeterlidir ilk olarak. Daha doğrusu o kızla sürdürülebilir bir ilişki kurmak için olmazsa olmaz şart, dinlemek ve hem kendinize, hem de karşınızdakine dürüst olmaktır. Her gün yeniden kurulan bir yaşamdır; ilişki. Sürdürmek için çok kararlı olmak gerekir. Bu durumda sürdürülebilir bir ilişki; hergün yeniden aynı kişiyi seçmemizi, ona kalbimizi vermemizi ve kalbini kazanmamızı talep eder bizden. Gerisini zamana bırakmaktan başka seçeneğimiz var mı? Gönlünüze göre bir ilişki diliyorum.
![]()
strelitzia soruyor:
Benim sorum sanırım bambaşka... Çok safım; hemen herkese inanıyorum. Kalbim de sevgiye, ilgiye karşı zaaf bir boşluk var. Biraz ilgiyle, gerçekten sevdiğimi sanıp, kaç kere sevmeyeceğim artık diye yemin versem de seviyorum. Buna engel olamıyorum. Hep kendime "bu diğerlerine benzemez aynı kefeye koymamak lazım" diyorum ama.. Her ölçümden sonra eşit tartılıyorlar aynı kefeden çıkıyorlar. Acaba imalat hatalarını defolularını mı topluyorum hep ya da güçlü duruşum nedeniyle güvensiz bir izlenim bırakıp; bu kız beni aldatır ben aldatayım, inanmayayım mı diyorlar? Ya da başka bir seçenek? Ama hep mi aldatılır? Ya sevgi olgusunu bilmiyorlar ya da ben sevince; şaşırıp sapıtıyorlar, anlayamadım ki? Belki de kısmetim kapalı büyü yapmışlardır. Ama artık yeter, aldatılmaktan bıktım. Bunca boynuz geyikte yoktur. Dilerim her aldatan/ağlatan, aldattıklarından ağlattıklarından daha çok aldatılıp ağlatılır.

Ayşegül Denizci yorumluyor:
Size önerim; öncelikle kendinize ve sonra da karşınızdakine daha dikkatli bakmanız olacak. Bir ilişkiye başladığınızda onu çok iyi ve uzun zaman dinleyiniz. Bir karara varmadan önce çok zaman geçirin birlikte. O zaman hem kendinizin tam olarak o kişi ile nasıl hissettiğinizi, hem de o kişinin sizinle kendisini nasıl hissettiği hakkında daha doğru bir izlenime sahip olabilirsiniz. Ancak hem kendi hem de onun duygu ve düşüncelerinden, dürüstlük ve açıklığından iyice emin olduktan sonra bir ilişkiye başlarsanız bu durum daha devam ettirilebilir bir ilişkiye dönüşebilir. Mutluluklar dilerim.
![]()