72
Kalabalık Şehirlerin Yalnız Kadınları



Uygarlık tarihine kadının tarihi açısından bakıyorum da; neydi kırsalda kadının çilesi? Sabahtan akşama kadar karın tokluğuna çalışıp çabalayıp bir de üstüne kaba davranışlara maruz kalmak mı? Çocukları üzerindeki emeğiyle doğru orantı var mıydı onların üzerindeki hakta?
Elinden zorla alınan yaşamı, şehirde geri alıyor kadın. Madem çalışıyor, evini kurup, çocuklarını da destek almadan büyütüyor o halde bir de üstüne kendisine kaba davranacak erkeği ve onun ailesini ne yapsın?
Kadının özgürleşmesinin yan etkisi - her özgürleşmede olduğu gibi - yalnızlaşmadır.
Girişimin siyasi olduğunun farkındayım ama daha iyi nasıl ifade edebileceğimi bulabilmek için uğraşıyorum hala. Kadının adını siyasetten çekip çıkarabilmek mümkün mü? Ben sanmıyorum. Üstelik artık feminizmden vazgeçilerek ya da başörterek vs ile de tarih geri sarılamaz. Elde var yalnızlık. Özgür ama yalnız kadın!

Özgür ama yalnız kadın ne yapsın?

İyi haber; neyse ki bu bir geçiş dönemi. Yalnız kalan kadın, kendi haklarını öğrenip korumayı da bildikçe kendi sınırlarını koruduğu ilişkileri kurmayı da öğrenebiliyor.
İşte yaşamın en insanca kulvarına giriş de böyle gerçekleşiyor. Çünkü böylesi bir ilişkide korkular yerini özgürce paylaşımlara yol açan iletişimlere bırakıyor. İlişki, destek ve dayanışmaya dönüşüyor.

İlk önce yalnız kadın kendi sınırlarının ve gücünün farkına varıyor. Kendisini nasıl ifade ediyor? Yeni tanıştığı bir erkeği tanımak için hangi adımları atıyor? Kendisini ona nasıl anlatıyor? Bu karşılıklı diyalog akışı, ilişkinin günlük kurulumunun, sağlıklı iletişimi meselesidir. Başlangıç seviyesindeki danışanlarımdan en sık duyduklarım arasında "Bana bunu söylemekle acaba ne demek istedi?" sorusu oluyor. Bunu o kişiden başka kim bilebilir ki? Falcılar bilemez! Astrologlar bilemez! Eş dost akraba bilemez! Danışanlarıma "Neden bunu kendisine sormuyorsun?" diyorum. Onlar da bana; "Ama o zaman benim hakkımda ne düşünür?" diyorlar. Bunu da yine o kişiden başkası asla bilemez ve adına sahici tanışma dediğimiz durum böylece yapılanabilir ancak. Ayrıca sizin hakkınızda ne düşüneceğini kontrol etmeye çalışmak yerine onunla birlikte kurduğunuz uyum alanlarını çoğaltmaya çalışmak daha doğru olmaz mı? Bununla birlikte uyuşmazlığın keskin olduğu bölümler üzerine birlikte çalışmak sürdürülebilir bir ilişki adına kaçınılmaz değil midir?

Yalnızlığın getirdiği avantaj sorumlulukların azalması gibi dursa da, uyumlu biri olmaktan kaçınmak için de "Yalnızlık" kullanışlı bir mağara olarak hizmetimizde.

Biz kadınlar kendi iletişim gücümüzü karmaşa yaratmak için gayet iyi bir şekilde kullanmaya açığızdır da iş kendimizle karşımızdaki arasındaki bağlanma dokularını işlemek için gereken gücün sorumluluğunu üstlenmek olduğunda kaçarız... Erkeğin "iletişim beceriksizi" olduğu mitine, falcılara, kankalara, kuaför salonlarına, hımm belki de alışverişe!
Oysa ki durum gayet net ve kaçınmaya neden olacak bir durum yok ortada. Her birimiz kendi kişisel özelliklerimizle biricik varlıklarız ve sevilmek için yeterli donanımlarımız vardır. Uyum için gereken uzlaşmayı adım adım kurabilmek için her an diyaloğa ihtiyacımız vardır. Diyaloğu gerekirse başlatmak, gerekirse öğretmek ve gerekirse sürdürmek "Şehirli ama yalnız kadının" yeni gelişim alanıdır.

Sevgilerimle

Klinik Psikolog Ayşegül Denizci
İstanbul Psikiyatri Enstitüsü - Nişantaşı
 







       			



Yorumlar




asksadakat

Kadınlar inanılmaz haindirler bence ve sizi sizi sevdiklerini söyleyip sizi aldatabilirler. Bazı kadınlar yalnız kalmayı hak ediyor bence.






brsxy

Utanmadan, buradaki yorumlara bile, "Tanışalım mı?" diyebilen kişiler var bu memlekette ve onlar olduğu sürece de kadınlar evlerinden bile çıkmamalı. Bu ülkenin toprağında mı bir problem var anlamıyorum; erkekler kadınlara aşırı düşkün ve kadın erkekleri abaza; kadınları alışveriş manyağı. En iyisi bu ülkeyi temelli terk etmek ama olmuyor işte, sonuçta yine buraya aitsin.






kaynakgiller

Hepsi saçmalık, yalnız kadın yoktur; üçkağıtçı kadın vardır.






ekz53

Güzellik sadece aşkta değildir.






tahabursalı

İnsanlar kendini beğenmezse olmazmış derler ama kendini beğenen insanlarda da hep başkalarından üstün görme vardır. Bu da insanı yanlız bırakır, tek başına tekil insan da daha çok kendini soyutlar toplumdan ve büyük bir döngü ile yanlızlık başlar. Kurtulmak için insan önce karşısındakini yanındakini, etrafındakini, beğenmeli. Armudun sapı, üzümün çöpü diye dertleri olursa arkadaşsız kalır. İnsan biraz ağırbaşlı olmalı, saygı ve sevgi gibi duygulara sahip olmalı. Ancak, bazı insanların kanına işlemiş böbürlenmek. En iyi insanın kendisi olduğunu sanan insan, yalnız kalır.






kolomisya

Erkeklerden çok, kadınlara has bir özellik yalnız olmak. Bir cafeye, kahveye yalnız giremezler, belli bir saatten sonra sokakta yalnız dolaşmaktan imtina ederler, gündüzleri bile rahatça yalnız dolaşamadıkları bakidir. Bunlarla birlikte, giydikleri sorun olur, açık giyer kötü olur, kapalı giyer yine kötü olur. Kadınlar, herkese hesap vermek zorundadr; annesine, babasına, eşine, çocuğuna, herkese... Yuvasını kurmak ister, seçme hakkı neredeyse yoktur, birinin onu seçmesini bekler. 

Artık bir noktada, şansı varsa iyi bir evlilik yapar. Kadınlarına önem verip, onları en az erkekleri kadar hatta zaman zaman da daha etkili gören ülkeler, en mutlu, modern ve refah seviyesi en yüksek olan ülkelerdir. Kadınlarının haklarını koruyamayan, kendi toplumuna kaynaştırmayıp yabancılaştıran, kadnını kendisine ve diğer kişilere hizmet edecek kişi olarak gören kara zihniyetleri yıkmak, onlarla mücadele etmek zorundayız. Üzülerek söylüyorum ki, bu noktada da en büyük görev kadınlarımıza düşmektedir. Kendinize karşı daha inançlı olun, mutlaka sizi destekleyecek erkekler de olacaktır. Bütün kadınlarımıza en derin sevgi ve saygılarımı ileriyorum.






nerdesin34070632

Hanımlar, lütfen ama lütfen önünüze şapkanızı koyup iyi ama çok iyi biçimde akıllı olup düşünün, acaba hatalar kimlerden kaynaklanıyor diye. Sizler, çenenize biraz sahip olsanız, her şey günlük gülistanlık olur. Umarım, bu düşünce ve önerilerimi dikkate alıp çenenizi biraz daha az konuşmak için kullanırsınız. Sevgiler.






akin1964

Bu konu başlığı altında, kendimi biraz anlatmak istiyorum, yanlızlığın ne demek olduğunu bilmeyen biriyidim, özgürlük vazgeçilmezimdi, çok arkadaşım vardı ve felsefem, "iyilik yap denize at" olmuştu. İnsanlara hep güvendim, her insanı dost bilip sırlarımı, evimi, yemeğimi her şeyimi paylaştım. Biraz aptaldım galiba, sonra birden gözlerim açıldı geç de olsa... Bu seferde insanlardan kendimi soyutlamaya başladım baktım herkes beni kullanıyor, bulunduğum şehri bile terkettim. Bu tabii ki kurtuluş değildi ama ne bileyim belki farklı olur dedim. Herneyse şimdiki durum belli insanlardan korkuyorum yaklaşmaya bile. Bu olay beni biraz saldırgan ve gereksizce fazla özgüven sahibi bir kişi haline getirdi, şimdi insanlara bir araç gözü ile bakıyorum. Tabii ki çok yanlış değişmek istiyorum ama istediğim gibi gerçekten bir dost bulamıyorum. Sadece yanlızlığımı paylaşmak istedim, her nekadar konu büyük şehirlerin yanlız kadınları olsa bile, yalnız olan sadece sizler değilsiniz. Saygılar.






triandafilo

Aslında erkekler işsizlikten kırılan kendi hemcinsleri yerine (egolarını tatmin etmek açısından) eşdeğer iş kadını tercih ederek kendi ayaklarına kurşun sıkıyorlar. Bir erkeğin ailesini rahatlıkla geçindirebilecek bir gelire sahip olması tüm huzursuzlukları izole edecektir. Aslında kadın kadının kurdudur, bir başkasının kocası veya sevgilisini ayartma olgusu bir başka canlıda yoktur.  Çünkü, bakımsız, huysuz, dırdırcı ve kendine güveni olmayan bir kadın, eninde sonunda yerinde bir başka kadın bulacaktır. Eline para geçtiğinden şaşıran ve buldumcuk olup erkeğine saygı, çocuğuna sevgi ve evine hizmeti gereksiz hatta angarya addeden ve böylelikle kendini özgür, modern ve şehirli sanan bu kadınlar; sevgi,saygı ve mutluluğun ne olduğunu eğer hayatta iseler babaanne, anneanne ve annelerine sorsunlar, öğrensinler. Yok bütün bunları, koca kahrı ve ev işlerini çekemem, ne istersem giyer, canım nereye, ne zaman isterse giderim, kafama göre takılırım diyorsanız "Kullanışlı ve konforlu mağaralarınızda" yalnız oturun o zaman!






sardis58

Değerli arkadaşlar; yanlızlığın bir tek nedeni vardır, o da egoizm yani bencilliktir. Bencil kişi dost olmasını bilmez, sadece menfaatlerini düşünür. Kısacası, "Biz" diyebilmek ve bunun kıymetini bilmek gerek. Bunu bilmeyen ve diyemeyen kişi, ruh sağlığını kaybeder.






federman

Şanslısınız yine de, ya küçük kasabaların yalnız kadınları olsaydınız ne olacaktı?






Sleem

Yazıda akıllıca ve hassas noktalara değinilmiş aslında yaşamın ta kendisinin bu olduğu, olması gerektiği de güzelce işlenmiş. Kimi erkek birşey söylediğinde, sadece birşey söylemiştir çok fazla anlam yahut kinaye yoktur, bu durumda sorun da yoktur aslında, "Bunu demekle ne demek istedi" sorusu çok ağır gelir o dakika o kadına da adama da yardımcı uzmana da. Buna karşın bir de gerçekten birşey anlatmaya çalışılmışsa; işte o vakit kadın, bunu demekle ne demek istediği sorusuyla ki bunu sormasa bile gözleriyle anlamsızlığı ele verir ve seçici erkek bu başarısızlığı affetmez. Her ne kadar izafi olsa da bir erkek zeki ve bir o kadar da akıllı kadın ister. Saygıyla.






paganinii

Doğru söze ne hacet? :)






LordoftheSeventhSky

Merhaba, kalabalık şehirlerin yalnız kadınları, tanışalım mı, ne dersiniz? :)






KARAEŞREFOLGUN

Merhaba, öncelikle bu konuya değindiğiniz için teşekkür ederim. Kendimize ve çevremizdekilere sormalıyız, "Yalnızlık hastalık mıdır?" veya "Yalnızlık özgürlük müdür?" Benim gördüklerim ve duyduklarım üzerinden yola çıktığımda, gördüğüm şey, yalnızlığın bazen bir hastalık, bazen saplantı, bazen de özgürlük olduğudur. Bununla birlikte, hem kadınlar hem de erkekler, bir ilişkileri olduğunda bile yalnız hissedebiliyorlar. Kişi kendini aşamadığı sürece, yalnızlık üzerine yapışır kalır. İnsan, aile olmalı, aile mahalle olmalı, mahalle semt olmalı, semtler de şehirleri ve ülkeleri yaratmalı. İnsan öncelikle, yalnız olduğunu fark etmeli, kendini aşmalı, ardından da huzurlu yuvasını kurmalı.






sonbahargüneşim

Ne akadar güzel ve doğru bir konuya değinmişsiniz, kendi hayatımın hikayesini okur gibi oldum. Teşekkürler.






alperenn5252

Sevmek, sevilmek, özlenmek, birinin sizi umursaması ve aklından çıkaramaması çok güzel şeyler.



ARAMA
Cinsiyet:
Yaş Aralığı: -
Aradığım:
Yaşadığı yer:
Fotoğraf: