
Bir ilişkide romantizmi & heyecanı canlı tutan, karşılıklı yapılan jestler ve süprizlerdir. Kimi zaman da doğru mekan ve doğru zaman çerçevesinde söylenmiş etkileyici sözler. Siz, monoton gitmeye başlayan ilişkinizi nasıl heyecanlı bir hale getirirsiniz? Ya da şöyle soralım, siz ilişkilerinizde heyecanı kaybetmemek için ne gibi yollara başvuruyorsunuz? Öneri ve görüşlerinizi bekliyoruz.
Yorumlar
Sürekli aynı şeyleri yapmak sıradanlık getirir. Ben bir yerde saatlerce oturmak yerine beraber birşeyler yapma fikrindeyim. En azından yürüyüş. Sadece salt oturup konuşmak bence sıkıcı olur.
Bütün kızların dikkatine lütfen ilişkiyi canlı tutmak için ve sürprizler için ilk adımı biraz da siz atın, inanın hayat daha güzel olacak.
Ben koç kadınıyım, monotonluk yok lugatımda. ;) Özdemir Asaf demiş ya: "Sana hep yeniden başlamak isterim." Ben de öyle yapıyorum.
Her zaman bir degişiklik yapmaya gayret ederim veya çok sıkıldıysam bırakırım.
İlişkinin monotonlaşıp monotonlaşmaması kadının elinde. İsteyen kadın her günü heyecanlı kılabilir. 1001 gece masalları nerden çıkmış?
Arada sırada nedensiz, basit kavgalar gerek ki barışmaya neden olsun; ama kavga nedeni çok saçma birşey olmalı ve asla kişiliğine hakaret edilmemeli. Tatlı tatlı, yalandan... Kızlar iyi yapar. ;)
Bazı konularda Simge'ye katılıyorum. Ama bir ilişkiyi monotonlaşmadan da kurtarabilir ve daha heyecanlı yapabilirsiniz. Bunu yapmak için halen karşınızdaki kişiyi halen sevmeli ve onu istemelisiniz. Kendinizden eminseniz, sevgilinizin sizi anlaması için elinizden geleni yapmalısınız. Monotonluktan tek taraflı kurtulamaz
bunu herkesin istemesi lazım.
Hep bir monoton ilişkideyim, nasıl düzelecek? En iyisi öpüşme kutusundan alayım ben de...
Erkek, kadının çantada keklik olduğunu düşündüğü andan itibaren o ilişki aynen konu başlığındaki gibi olur.
Karşılıklılık ilkesi (mütekabiliyet) gereğince ilişkilerin monotonlaşmaması için her iki tarafa görevler düşmektedir. Bunun için çok fedakar olmak gerekmez. İki insanın birbirleri ile anlaşması, birbirini her zaman sevmeleri, birbirine karşı saygılı olmaları ve/veya birbirleri ile monotonlaşmadan geçinebilmeleri için birbirlerine karşı mükemmel olmaları ile değil, birbirlerinin kusurlarını (istem dışı/iyi niyetten meydana gelmiş kusurdan bahsediyorum) hoş görmeleri ile sağlanır.
Bence büyüsü kaybolan bir ilişki; yeniden onarılamaz.
Çok özel birşey yapmıyorum. Kendim oluyorum ve içimden geldiği gibi hareket ediyorum. Gerisi kendiliğinden geliyor. :)
Bence aşk saygıdır, saygı olmazsa sevgi de olmaz, aşk falan kalmaz ve biter. Sevenin her zaman saygısı vardır, üstünlük kurmaya çalışmaz onun için herşey denktir. Seven seviliyorsa, o zaman aşk meşk herşey yaşanır; ömür biter aşk bitmez. Molotonluk var diyen, bence severek ilişki kurmamıştır, onlar için sadece ihtiyaçtır. Ben tek eşlilikten yanayım, hayatta herşey tatlıdır ama gerçekler ve sonu acıdır. Monoton mu? Öyle bir şey tanımıyorum.
İlişkinin monotonlaşması kişilerin elinde. Hayatımız zaten monotonca yaşanıyor; işe gitmek, zorunlulukları yaşamak gibi. Bari bize nefes aldıracak şey ilişkimiz olsun. Bu da her iki tarafın isteyerek zevkle yapacağı bir şey olmalı ve de kendiliğinden gelişebilmeli. :)
Kısa süreli boşluklar yaratmalı ki sıkmasın, boğmasın, baymasın ve özel olduğunu hissettirecek samimiyeti göstersin. Yeterli ama yine de bir süre sonra bıkılır ilişkiden; o halde hemen terkedilmeli. Her yeniden deneyiş zamandan çalmaktan başka işe yaramaz. Kişi kendisini dinlemeli, ayran gönüllü olmanın da alemi yok. Kısaca demem o ki; zorla güzellik olmaz istemekle alakalı her şey.
Hayatımız öyle rutin bir şekilde ilerliyor ki biraz durup düşündüğümüz zaman bana hakvereceksiniz. Sabah kalk işe git, günü geçir belki akşam bir şeyler yap; ama genelde yorgun olunduğundan ancak haftanın bir iki günü dışarı çıkılabiliyor. Yaptığımız her şey rutinde ve belirli sınırlar içinde geçiyor, düşünün hayatınızda gittiğiniz en uzak yeri yaptığınız en uçuk şeyi, peki o en uzak yeri ve o en uçuk şeyden daha uçuğunu ne zamandır yapmıyorsunuz ya da yapamıyoruz!
Hayatlarımız yaşam standartlarımızla malesef sınırlıdır ve monotonlaşmaya mahkumdur; hayat mücadelelerimizden dolayı.
Daha da açık konuşacak olursam, siz ne kadar aşık olursanız olun hayatınızın sonuna kadar sevgiliniz yanınızda da olsa; bir süre sonra herkes yalnız kalır ve o rutin dediğim "motonluk" hayatına girecektir...
Vurdumduymaz ve ilgisiz birine asla tahammülüm yok. Erkek dediğin kadının dilinden anlamalı, ahmakça kendince kararlar almamalı, düşünceli olmalı, ilgilenmeli, saygılı ve nazik olmalı ama nedense bir bakmışsın; balıklama yalanlar karşısındaki kek sanki...
Önce tanımak! Uyum varsa olabilir, ten uyuşması önceliğim...
İnsanlar ilişkilerinin romantizmini ve heyecanını aşk hayatlarında yaşanabilecek her şeyi kısa sürede yaşamak isteyip ve yaşayıp tüketiyorlar.
Bence çok sık öpüşmek bile aşkı alevleyen kalbi titreten dokunuşların bile sık sık olması insanın ilişkisini monotonlaştırabiliyor.
O yüzden sevgilimi her müsait bir anımda her öpmek istediğimde öpmem; ona öpücükler değerinde titrek sözler söleyerek bu heyecanı yaşatırım. Bazı yaşanılacak şeyleri ağır tüketmek gerek ki, heyecan duyulacak şeyler kalsın.
Bence insanlar isterse, hiçbir ilişki monotonlaşmaz. Her şey sizin elinizde karşıdan gelmiyorsa siz sürprizler yapın! Her şeyi erkeklerden beklemek yanlış bence siz bir şeyler yaparsanız karşılığı her zaman gelir.
Her ilişki belli bir süreden sonra monotonlaşmaya mahkumdur, bana göre. Yani düşünsenize sürekli aynı insan, aynı ortam, bir yerden sonra muhabbetler bile aynılaşabilir. Bu nedenle bence -en azından ben bu şekilde yaparım ilişkimde- değişik aktiviteler bulunulmalı, değişik konserler denenmeli, değişik mekanlar da her zaman olmasa da yemek yenilmeli, hem bana, hem ilişkiye katkı. Küçük sürpzrizlere de hiç hayır demem doğrusu :).