Ayşegül Denizci bu hafta da sizden gelen soruları okudu ve yorumladı. Siz de aşk-meşk meselelerinde danışmak istediğiniz soruları buradan kendisine gönderebilirsiniz.

Samye soruyor:
Merhaba,
Benim problemim erkek arkadaşımla sürekli tartışma ve çatışma içerisinde olmamız. Anlaşamadığımızı kabul ediyoruz ama kopamıyoruz da... Sürekli ayrılıklar yaşıyoruz. Birbirimizi seviyoruz ama neden böyle olduğunu çözemiyorum. Sorun güvensizlik olabilir mi? Acil yorumlarsanız sevinirim, teşekkür ederim.
Erkek arkadaşımın yakında askere gitme kararı aldığı şu günlerde, ailesinden herhangi birini tanımamanın olumsuzluğunu (ziyaret etmek, haber almak vs.) askerliği boyunca yaşayacağımı düşünerek ayrıca üzülüyorum. Sorun sizce nerede olabilir?
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Erkek arkadaşınızla yarışmak yerine onunla beraber düşünmeyi hiç denediniz mi? Anlaşmak konusunda yöntem olarak teklifim; ilk olarak birbirini seven iki insan olmanın her konuda aynı düşünmek demek olmadığı konusunda anlaşmanızdır. Sonra farklı görüşlerinizde uzlaşmak istemediğiniz bölümler konusunda -olduğu gibi kalmak konusunda- birbirinizle uzlaşabilirsiniz. Bu genel yöntemler üzerine anlaşınca da herkes dilediği kişi olabilir... ki ilişkilerin sürdürülebilir bir şekilde mutlu olmasını sağlayan en önemli unsur iki ayrı kişi olarak da kalabilmektir. Halil Cibran'ın dediği gibi; bir söğütle bir meşe birbirinin gölgesinde yetişmez." Çok ayrı düşmek de arayı soğutur. Denge için beraberce yapmayı sevdiğiniz ilgilerinizi artırmak, örneğin ortak müzik dinleyebileceğiniz zamanları çoğaltmak çatışmalarınızı çekilir miktara indirebilir. Mutluluklar dilerim.
![]()
Akasyasu soruyor:
Bir kadın sevdiğini söyleyince erkek neden ondan kaçıyor? Erkekler sevgisini göstermek isteyen kadına güvenmiyor mu?
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Evet, bazı erkekler sevgiyi kazanmak için mücadele etmeleri gerektiğine inanıyorlar. Üstelik bu mücadele bitince ilişki de bitiyor onların gözünde. Kadınların kolay teslim olmaları da onların savaşmak, yarışmak, kazanmak için oyuncakları elinden alınmış hissetmelerine neden oluyor. Size teklifim; bu oyuna hiç bir zaman girmeyi kabul etmeyin. Birini sevdiğinizde eğer kaçıyorsa izin verin sizi kaybetsin. Güven duygusu kazandırmak için mücadele etmeyeceğiniz ilişkiler dilerim.
![]()
şekerşekerkendi soruyor:
Merhaba öncelikle,
Ayşegül Hanım, bana yardımcı olursanız çok memnun olacağım. Hemen hemen 6 aydır çıktığım bir erkek arkadaşım var. Onunla aramızda ufak da olsa sorunlar çıkmaya başladı . Bu sorunlar uzadıkça uzuyor. Mesela birbirimizle kavga ettiğimizde ya da tartıştığımızda ne o beni arıyor ne de ben onu arıyorum; gurur yapıyoruz. Benimle cinsel ilişkiye girmek istiyor; buna izin vermediğim zaman da aramızda sorun çıkıyor. Ne yapabilirim? Yardım lütfen...
Ayşegül Denizci yorumluyor:
Cinsel ilişki konusu tabu ya da kültürel kabul alanına girdiği için buradan size yardım etmem pek kolay değil. Erkek arkadaşınızla eğer konuşmaya devam ediyorsanız onu neden red ettiğinizi anlatmanızı öneriyorum. Bu konuşmaya onu neden kaybetmek istemediğinizi anlatarak başlamalısınız.
Sizin kabul ve değerlerinize saygı göstermiyorsa sizin ona nasıl güven duyabileceğinizi sorun. İlişkinizde tam olarak ve karşılıklı güven oluşması için daha fazla tanışmaya ihtiyaç duyduğunuzu söyleyin. İlişkinizin altı ay boyunca güzel anılarını çoğaltmak için ne gerekiyorsa onu yapın. Ama kesinlikle kendinizden, duygu ve düşüncelerinizden taviz vermeyin. Size uygun davranamıyorsa sizi kaybeder. İstediğiniz gibi gelişmesini dilerim.
![]()
Yorumlar
Ben sorulanları okudum ve kimisine cidden çok güldüm. Ya arkadaşlar; yok askere gidicek; ama hala ailesine söylemiyoy, yok cinsel ilişkiye yok dediğimde benle konuşmuyor, yok ben ona sevgimi gösterdikçe o kaçıyor... Bunların anlamı da sizler tarafından soruluyor ki anlayamıyor musunuz, ne demek bunlar? İnanın çok güldüm. Şu kadar söyleyebilirim ki, ciddi olan erkek de kız da sevgililiğin başından itibaren çevresinden birilerine önce yavaş yavaş sonradan daha çok kişiye anlatarak söyler (En azından yakın akraba 2 kişiye söyler; ama söyler). Sevgini gösterdikçe kaçıyor mu? Ve hala seviyor beni mi diyorsun? Bir daha düşün derim. Cinsellik de,tanıştıgım çeşitli arkadaş ya da sevgilim olan kişilerden yorumlar şunlar: "Hayatında çok kızla birlikte olmuş erkekler; yaşamış olabilir geçmişine bakmam benden sonrası önemli; ama ilk benle olursa tabii daha güzel. Hayatında pek kızla birlikte olmamış hatta kimisi hiçbir kızla olmamış; geçmişi benim için çok önemli. Varsa asla kabul etmem. İlk olmalı bana özel olmalı". Yani ciddi ise bir erkek sizle bu konuda da düşünceleri bunlar. Birşeyleri yaşarken bir daha düşünün derim, eğer kız olarak gerçekten ciddi bir ilişki istiyorsanız. Erkek olarak da ciddi birşey istiyorsanız karşınızdakine 'ciddi'liğinizi bildiren şekilde yaklaşın da , kızlar da böyle saçma sapan sorular sormasın. Bu arada çok çatışma yaşıyoruz diyen kişiye ayrıca diyeceğim şudur: Varsa kendinde gördüğün düzeltilmesi gereken şey düzeltebilirsin; ama bu aşamalarda en son yapacağın şey ayrıl-barışlar olsun. Bu ilişkiyi laçkalaştırıyor, iki tarafta da "evlensek acaba boşanır mıyız?" gibi bir soru işaretini ortaya çıkarıyor ki ilişki hiç yürümüyor. Gerçekten seviyorsan onu ve ciddiyetine inanıyorsan kaybetmemek için öncelikle ayrıl-barışları bırakmalısın. Ayrılıyorsan da cidden ayrılmalısın.Yüzgöz olarak ilerleyen ilişkide evlilik denen son olamıyor; ama ciddiyetine dair hala bir adım yoksa da çek git, yoluna bak. Erkek çok... Sonuçta asıl aradığımız ve evleneceğimiz 1 kişi ve o 1'i de iyi seçmeliyiz. Saygılar...
O durum bende de var. Elde edene kadar bütün ilgimi önüne sererim ama elde edip beni sevdiğini söyleyince ondan uzaklaşmak istiyorum, ardından benden gidince tekrar peşinden koşmak istiyorum. Çok yaman bir çelişki içerisindeyim.
Sevgili Ayşegül Hanım,
Sağolun varolun arkadaşlar soruyor ve siz de cevap veriyorsunuz. Ama sorun şu ki; aslında soruların cevapları gözle görünür durumda. Misalen; sorularda sorun erkekte. Kızla aslında ciddi değil ama bir nevi bağımlılık yapmış diyebiliriz. Her ne kadar kavgada etseler canı istediğinde geri dönüyor kıza. Askere gidecekmiş eğer ki kıza gerçekten önem verseydi bunu en azından annesine ya da aile içinden kendine yakın olan birisine söylerdi. Ama ciddi değil sadece bağımlılık...
Bu zamanlarda neden ise, havada mı birşey var yoksa kültürler mi değişti? Düşünce tarzları medeniyet denen şeyi yanlış algılamalardan dolayı mıdır, anlayamadım; ama şu var ki etrafima bakınınca genç veya orta yaşlarda ilişkiler ne kadar ve ne amaçla güzel başlarsa başlasın. Sadakat ve güven diye birşey kalmamış. Ne yazık ki bu gerçek. Güven manasını bilen çok az.