152
İlişki Cadısı'ndan Herkese Merhaba



Aşk ResimleriArtık kocaman bir metropolde yaşıyoruz. O kadar kocaman ki; dertleri sıkıntıları da bir o kadar büyük. Evet herkes ekonomik krizden etkilendi, evet hepimiz yorgunuz , evet hepimiz trafikten dertliyiz ama bir o kadar da ilişkilerde başımız belada. Aslına bakarsanız metropollerin en büyük sorunlarından biri, ilişki içindeki problem değil; bazen de insanların yaşayacak ilişki bulamaması. Aslında mutlu bir ilişkiniz olsa  - hani o size destek olan tipten - emin olun bütün dertler hafifler. O koca İstanbul bile üstünüze üstünüze gelmekten vazgeçer.

Bana bu Siberalem’in yeni dergisinde yazmam teklif edilince çok sevinerek kabul ettim. Çünkü biliyorum ki hepimizin derdi ortak. Biliyorum ki hepimiz yaralıyız; yani ilişki dertlerimiz var. Aynı lisanı konuştuğumuza göre ben sizin ortak sesiniz olabilirim gibi geliyor bana. Ortak ses deyince sakın yanlış anlaşılmasın ben kadınların ortak sesi olmayacağım ve hiç olmadım. Çünkü bazen biz kadınları daha haksız bulduğum konular var. Dolayısıyla ben ilişki dertlerinin ortak sesi olacağım.

Hiç düşünüyor musunuz artık ilişkiler neden gitmiyor diye? Bazen insanların boşanma hızına yetişemiyorsunuz, benim neredeyse evli arkadaşım kalmadı. Galiba bu çağın en büyük problemlerinden biri ilişki götürememek. Hepimiz öylesine yorgun öyle bitkiniz ki artık tahammülsüz olduk. Eve zaten tükenmiş olan vücutları attığımızda kimsenin dırdırını kapirisini çekecek durumda olmuyoruz. Bu hem erkekler, hem de kadınlar için geçerli. E tabii kimse kimseyi idare edemeyince ilk kavga ya da fikir ayrılığı büyük patlamalarla sonuçlanıyor. Şimdi büyükler diyor ki: "Bizim zamanımızda evlilikler böyle değildi, bizim zamanımızda erkeğe saygı vardı, bizim zamanımızda insanlar evine sahip çıkardı. "E teyzecim, sizin zamanınızda İstanbul millyonlarla değil yüzbinlerle ölçülüyordu, sizin zamanınızda bütün kızlar bakireydi, sizin zamanınızda kızlar kız, erkekler erkek gibiydi. Yani o zamanlar İstanbul beyefendisi sözünün arkasında duran; kadınına sahip çıkan erkekler vardı. Ya da kadınlar birer hanımefendiydi. Artık bütün değerler değişti. Ama öyle bir yere geldik ki; biz kadınlar bile "bağımsızlık", "eşitlik" diye bağırırken yarattığımız erkek tipinden memnun kalmadık.  Kim daha güçlü diye itişip kakışırken mutlu olmayı unuttuk.

Zaten sadakat bağlılık gibi kavramlar iyice uçtu gitti hatta ne demek olduğu bile unutuldu. Her seferinde "Acaba artık bir şey beni şaşırtabilir mi?" dediğimde hayal kırıklığına uğruyorum, çünkü mutlaka şaşıracak bir şeyler oluyor. İnsanlar, adeta ahlak kurallarının etik değerlerini yıkmak için yarışır gibiler. Ama bütün bunlardan sakın ben ahlak polisiymişim, çok tutucuymuşum gibi bir sonuç çıkmasın. Katiyen değilim. Sadece ahlaksızlığa, etik değerlerin yok oluşuna insanların bu kadar zafiyet sahibi olmalarına tahammül edemiyorum. Biliyorum ki hepinizin mutlaka bir ilişki problemi var, ya da en azından "Neden benim ilişkim olmuyor?" gibi bir probleminiz var. Bu köşede kendi yaşadığım, etrafımda yaşanan sizden gelen ilişkileri gerek problemiyle gerek komikliğiyle gerek trajikliğiyle anlatacağım. Beraber keyifli vakit geçireceğimize inanıyorum. Hadi bakalım, köşeme hoşgeldiniz.

Ayşe Brav







       			



Yorumlar




aaosman34

Bence sorun çok kalabalık bir toplumda ve bilgi çağını yaşıyor olmamız değil. Asıl sorun bizim kabullenemeyeceğimiz bir dayatmanın içinde olmamız. Tek eşlilik bu erkeklere göre bir ilişki tarzı değil...






arjinngizemli

Ayşe Hanım size katılmamak elde değil, ben de ilişki yaşayamayanlardanım. Hiç yolunda giden bir ilişkim olmadı. Sorun kimde onu da bilemiyorum. Artık herşeyi çok çabuk tüketiyoruz.






manolya1950

Yazınız çok şey anlatıyor, gerçekten ilişkilerin neden bu kadar kısa yaşandığını, zamansız ayrılıkların bizleri nasıl da üzdüğünü anlamak zor değil gibime geliyor, öncelikle temelsiz başlıyor yani saygı son planda kalıyor. Sadece ilk hoşlanma saman alevi gibi parlıyor sonrası malum. Saygı duyulmayan yerde sevgi uzun sürmez, sabır ve hoşgörü de... İki kişi arasında verilen sözler yaşanan o özel anlar bir süre sonra değerini yitiriyor. Evlilik kavramıysa bir yük gibi algılanıyor omuzlarda taşınması gereken, derim ki hayat öyle kısa ki, herkes söylediği sözün arkasında dursa, erkek ve kadın da, ne kadar özel birer varlık olduğunun farkında olup birbirlerinin değerini bilse, işte yaşamak bu deyip hayatın tadını çıkarabilse... Yaşanası güzel beraberliklere diyorum.



ARAMA
Cinsiyet:
Yaş Aralığı: -
Aradığım:
Yaşadığı yer:
Fotoğraf: