
İlişkinizdeki birtakım pürüzleri hissediyor fakat ayrılma kararı alıp almama konusunda kararsız mısınız? İşte size ilişkinizi sınamanız için basit bir yöntem: Sıraladığımız yedi maddenin kaç tanesinin sizi anlattığını belirleyin ve kararınızı ona göre verin!
1. Ona karşı fiziksel bir çekim duymuyorsunuz.
Birlikte çok fazla zaman geçirdikten sonra onu her görüşünüzde kalbinizin çarpması elbette beklenemez; fakat artık onun gözlerinin içine bakmak sizde yalnızca arkadaşça hisler uyandırıyorsa ilişkiniz büyük bir sorunla karşı karşıya demektir. Zira onu ne kadar seviyor olursanız olun böyle bir ilişkiyi yürütmeye çalışmanız kısa zamanda başarısızlıkla sonuçlanacaktır.
2. Onun yüzünden özgürlüğünüzün kısıtlandığını düşünüyorsunuz.
O yanınızdayken "özgürce eğlenemediğinizi" düşünüyorsanız ve onu sadece yeni heyecanlar yakalamanıza engel olarak görmeye başlamışsanız, artık gözünüzün dışarıda olduğunu kabul edip yollarınızı ayırmanın vakti gelmiş demektir.
3. Onu arkadaşlarınızla tanıştırmak çok iyi bir fikir gibi görünmüyor.
Onu seviyorsunuz ama yeterince yakışıklı /güzel bulmuyorsunuz, onu seviyorsunuz ama yeterince sosyal bulmuyorsunuz, onu seviyorsunuz ama giyimini beğenmiyorsunuz....Onu arkadaşlarınızdan kaçırıyor olmanızın bu "ama"ların fazla olmasıyla ilişkili olduğunu unutmayın.
4. Onun fikirlerine ve yaptıklarına saygı duymuyorsunuz.
Düşünün ki bir ressamla birliktesiniz ve onun en büyük eserleri olarak değerlendirdiği çalışmaları sizin için rastgele yapılmış karalamalardan başka bir şey değiller. Ya da hayat felsefesi size tam zıt olan bir insanla berabersiniz. Fikir ayrılıklarında çeşitlilik ilişkiye zaman zaman renk katsa da aşırı zıt görüşlerin ona olan saygınızı yitirmenize yol açabileceğini unutmayın.
5. Daha önce fark etmediğiniz kusurları gözünüze batıyor...
Oysa ki daha önce yanınızda sopa yutmuş gibi durduğunu ve yemekleri kıtlıktan çıkmış gibi yediğini hiç de fark etmemiştiniz. Hatta kulaklarının kepçe olduğundan bile haberiniz yoktu. Tüm bunları görmeye başlamanız ona duyduğunuz aşkın yavaş yavaş bittiğini gösterir.
6. Aradığında meşgule düşürüyorsanız.
Eskiden başınızdan geçen her ilginç şeyi ona haber verebilmek için yanıp tutuşuyorken artık o aradığında nerede ne yaptığınıza dair rapor vermeyi bir görev gibi görmeye başlamışsanız bunun ondan sıkıldığınızın bir alameti olduğunu size hatırlatırız.
7. Onu etkilemek için çaba göstermeyi bıraktıysanız.
İlk buluşmalarınızdan önce ayna karşısında saatler geçiren siz, artık onla buluşmadan önce aynaya bakmayı bile unutuyorsanız; kişisel bakımınıza özen göstermiyor ve kendinize kıyafet alırken onun sevip sevmemesini hiçbir şekilde önemsemiyorsanız artık onu etkilemek umrunuzda değil demektir. Onu etkilemeye çalışmayı bırakmanızın ona olan aşkınızın bittiğinin bir göstergesi olduğunu unutmayın.
8. Ayrılmak üzerine çok fazla düşünüyorsunuz.
Ayrılma düşüncesinin devamlı aklınızın bir köşeşinde bulunuyor olması ilişkinizin sağlıklı olmadığının işaretidir. Onun en küçük hatalarında bile sorunları çözümlemeye çalışmak yerine hemen ayrılma yoluna gidiyorsanız bu ona yeterince bağlı olmadığınızı gösterir.
Selen Su Birsen
Yorumlar
Ben de son şıkta kendimi buldum. Yalnız bir farkla; hoşlanıyorum, seviyorum da; ama onun benden yeterince hoşlandığını hissedemedim. Bunun nedenini çıkaramıyorum; ama onun yerine sanırım istemesemde ayrılık kararı aldım. Bencillik yaptım; ama bu ilişki çok da iyi gitse, evliliğe gelince kaçacak hissi verdi bana. Karışık duygular... Kararımla mutlu değilim; ama bu karara varmasam, sonunda daha da mutsuz olma potansiyelimi yüksek gördüm kısacası. Ama yazıyı gerçekten kayda değer gördüm. Güzel.
Erkekler bir kadın asla "maymun-dal" yöntemini devreye sokmadan ayrılmaz. Onun için siz siz olun yukarıdaki maddeler var ise ayrılan taraf olun. O zaman daha bir kıymetli olacaksınız; ama sonuçta maymun-dal gecikmeli de olsa devreye girer ve bir bakmışsınız 1 hafta sonra baskasıyla "avm"lerde şen şakrak sallamayın. Maymun-dal nedir mi? :)
Sadece son şıkta kendimi buldum. Sürekli aklıma gelen bir şeydi. Ben yapmadım ama ayrılık geldi kapıya.
Evlenmemize hiç gerek yok sanırım. Baksanıza daha evlenmeden bunları yaşayabiliyorsak...
Bütün şıklar benim içinmiş, ben hepsinde kendimi buldum.
Gerçekten araştırılarak yazılmış, ben 2 şıkta kendimi buldum. :)
Harika bir yazı, tam benlikti. Ben de kendi kendimin doktoru oluyorum.